Hukuk Sözlüğü
Dilekçelerde ve kararlarda sık geçen hukuki terimlerin sade açıklamaları.
Dilekçelerde, mahkeme kararlarında ve tebligatlarda sık karşılaşılan hukuki terimlerin sade açıklamaları.
A
- Açık rıza
- Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan onay. Kişisel verilerin işlenmesinde hukuki sebeplerden biridir.
- Adli tatil
- Her yıl 20 Temmuz – 31 Ağustos arasında adli yargıda yalnızca ivedi işlerin görüldüğü dönem.
- Adli yardım
- Yargılama giderlerini ödeme gücü olmayan kişinin bu giderlerden geçici olarak muaf tutulması.
- Ahde vefa
- Sözleşmeye bağlılık ilkesi; taraflar kurdukları sözleşmeye uymakla yükümlüdür.
- Arabuluculuk
- Tarafların, tarafsız bir arabulucu eşliğinde uyuşmazlıklarını görüşerek çözmeye çalıştığı yöntem. Bazı davalarda dava açmadan önce zorunludur.
B
- Bilirkişi
- Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemeye görüş bildiren uzman.
C
- Cevap dilekçesi
- Davalının, kendisine yöneltilen davaya karşı savunmalarını içeren dilekçesi.
- Cezai şart
- Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmesi önceden kararlaştırılan para veya edim.
D
- Dava şartı
- Mahkemenin davanın esasına girebilmesi için bulunması gereken koşullar (ör. görev, ehliyet, bazı davalarda arabuluculuk).
- Delil tespiti
- İleride kaybolabilecek veya değişebilecek bir durumun, dava öncesinde veya sırasında mahkemece tespit ettirilmesi.
- Destekten yoksun kalma
- Ölen kişinin bakımı altındaki kişilerin, bu desteğin kesilmesi nedeniyle uğradığı zarar ve tazminatı.
E
- Esas hakkında karar
- Mahkemenin davanın konusu olan uyuşmazlığı çözen nihai kararı.
F
- Feragat
- Davacının, dava konusu talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesi. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
G
- Gerekçeli karar
- Mahkemenin hükmünü hangi delil ve hukuki nedenlere dayandırdığını gösteren yazılı karar.
H
- Haciz
- Alacağın tahsili için borçlunun mal, hak veya alacaklarına icra dairesince el konulması.
- Hak düşürücü süre
- Geçmesiyle hakkın tamamen ortadan kalktığı süre; mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)
- Belirli şartlarla verilen mahkûmiyet hükmünün açıklanmayarak sanığın denetim süresine tabi tutulması; süre sorunsuz geçerse dava düşer.
I
- Islah
- Taraflardan birinin, yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesi; her davada bir kez yapılabilir.
İ
- İcra inkâr tazminatı
- Haksız yere itiraz eden borçlunun, alacağın en az yüzde yirmisi oranında ödemeye mahkûm edildiği tazminat.
- İhtar / İhtarname
- Bir kişiden belirli bir davranışı yapmasının veya yapmamasının resmen istenmesi; genellikle noter aracılığıyla gönderilir.
- İhtiyati haciz
- Alacağın güvence altına alınması için, takip veya dava sonuçlanmadan borçlunun mallarına geçici olarak el konulması.
- İhtiyati tedbir
- Dava sonuçlanana kadar hakkın zarar görmesini önlemek için mahkemece verilen geçici koruma kararı.
- İlamlı takip
- Mahkeme kararına (ilama) dayanılarak başlatılan icra takibi.
- İlamsız takip
- Mahkeme kararı olmaksızın, alacak iddiasına dayanılarak başlatılan icra takibi.
- İstinaf
- İlk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye veya bölge idare mahkemesince hem olay hem hukuk yönünden incelenmesi.
- İtirazın iptali
- Ödeme emrine yapılan itiraz üzerine duran takibin devamı için alacaklının genel mahkemede açtığı dava.
K
- Kambiyo senedi
- Çek, bono (emre yazılı senet) ve poliçe gibi kanunda şekli sıkı biçimde düzenlenen kıymetli evraklar.
- Kanun yolu
- Verilen bir karara karşı üst mahkemeye başvurma imkânı (itiraz, istinaf, temyiz).
- Kesin hüküm
- Kanun yolları tükenmiş veya kullanılmamış, artık değiştirilemeyen mahkeme kararı.
- Kesinleşme şerhi
- Kararın kesinleştiğini gösteren ve karar üzerine işlenen kayıt.
- Kısmi dava
- Bölünebilir bir alacağın yalnızca bir kısmının dava edilmesi. 7589 sayılı Kanunla, talep bir defaya mahsus tahkikat sonuna kadar artırılabilir hâle gelmiştir.
- Kusur
- Hukuka aykırı sonucun öngörülüp istenmesi (kast) veya gerekli özenin gösterilmemesi (ihmal).
M
- Manevi tazminat
- Kişilik haklarının ihlali nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesi için ödenen para.
- Menfi tespit davası
- Borçlu olmadığının tespiti için açılan dava.
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)
- Mirasçıların kimler olduğunu ve paylarını gösteren belge; noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınır.
- Muris muvazaası
- Mirasbırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla bağışlamayı satış gibi göstermesi.
- Müdafi
- Ceza yargılamasında şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukat.
- Müşteki
- Suçtan zarar gördüğünü ileri sürerek şikâyette bulunan kişi.
N
- Nafaka
- Kanunen bakmakla yükümlü olunan kişiye yapılan düzenli parasal ödeme (tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası).
O
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)
- Paylı veya elbirliği mülkiyetindeki bir malda ortaklığın, aynen taksim veya satış yoluyla sona erdirilmesi.
Ö
- Ön inceleme
- Hukuk davalarında dilekçeler aşamasından sonra uyuşmazlık konularının belirlendiği ve sulhun teşvik edildiği aşama.
R
- Rayiç değer
- Bir malın belirli bir tarihte piyasada alıcı ve satıcının üzerinde anlaşabileceği olağan değeri.
- Rücu
- Başkası adına ödeme yapanın, ödediği tutarı asıl sorumludan geri istemesi.
S
- Saklı pay
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarla dokunamayacağı, kanunen belirli mirasçılara ayrılmış pay.
- Sanık
- Kovuşturmanın başlamasından (iddianamenin kabulünden) itibaren suç şüphesi altındaki kişi.
- Sulh
- Tarafların karşılıklı özverilerle uyuşmazlığı sona erdirmek için yaptığı anlaşma.
Ş
- Şüpheli
- Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi.
T
- Tahkikat
- Delillerin toplanıp incelendiği yargılama aşaması.
- Tam yargı davası
- İdari eylem ve işlemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerin uğradıkları zararın tazmini için açılan idari dava.
- Tebliğ
- Bir belgenin veya işlemin, kanuna uygun biçimde ilgilisine bildirilmesi; sürelerin çoğu tebliğ ile başlar.
- Temerrüt
- Borçlunun muaccel borcunu, alacaklının ihtarına rağmen ifa etmemesi.
- Temyiz
- Bölge adliye veya bölge idare mahkemesi kararlarının Yargıtay veya Danıştay tarafından hukuka uygunluk yönünden incelenmesi.
- Tenkis
- Saklı payı zedelenen mirasçının, saklı payını tamamlayacak ölçüde tasarrufların indirilmesini istemesi.
- Tensip zaptı
- Davanın açılmasından sonra hâkimin ilk işlemlerini ve ara kararlarını içeren tutanak.
- Tereke
- Ölen kişinin mirasçılarına geçen mal, hak ve borçlarının bütünü.
U
- Uzlaştırma
- Bazı suçlarda şüpheli/sanık ile mağdurun, uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasına imkân tanıyan ceza muhakemesi kurumu.
V
- Vekâletname
- Bir kişinin başka birini kendi adına hukuki işlem yapmaya yetkilendirdiğini gösteren belge.
- Vesayet
- Ergin olmayan veya kısıtlanan kişilerin korunması için vasi atanması ve denetim sistemi.
Y
- Yürütmenin durdurulması
- İdari yargıda, dava sonuçlanana kadar idari işlemin uygulanmasının geçici olarak durdurulması.
Z
- Zamanaşımı
- Belirli bir sürenin geçmesiyle alacağın dava yoluyla istenemez hâle gelmesi (borçlunun def’i olarak ileri sürmesi gerekir) veya ceza davasının düşmesi.